Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Korku ve Dehşet Üçlemesi

Korku ve Dehşet Üçlemesinin birinci metnini oluşturan ''ve asma yaprakları gibi titreyen el" adında bu öyküler adı üzerinde korku ve dehşet konularını ele alıyor. İnsanın kökeninde var olan kötücüllük, korkuya ve dehşete yatkınlığı, onun özünde var olan, belki de ontolojik açıdan bedenine eklemlenen korku ve dehşetin nasıl da günümüz insanında göründüğünü irdeliyor. Milenyuma girmemize ve insan psikolojisi üzerine çok araştırmalar yapılmasına rağmen onun varoluşuna, ontolojisine ilişkin derinlikli etüt ve analizler ilerleyen zamanlarda da güncelliğini koruyacaktır. İnsan var oldukça, onun ruhunun gizemli yanları araştırılacak, ilerleyen zamanlarda ruhundaki farklı karanlık yanlar ortaya çıkacaktır. Bu öyküler insanın o karanlık yanlarına yapılacak bir sondaj girişimi olarak da görülebilir. (İdefix)
Farklı öykü ve kıssalarla süslenmiş, her biri özgünce Ahmet Sarı tarafından kaleme alınmış nadide bir eserdir. Kitap adından da anlaşıldığı gibi üçleme olup üç ayrı kitap halind…
En son yayınlar

Allah Ağrısı - Ahmet Sarı

Doç. Dr. Ahmet Sarı'nın özgün ve kendi duygularıyla kaleme aldığı şiir kitabıdır.
- Varlık yükü beni perişan etti. -''Söz odur ki, Lebid söylemiştir: Allah'tan gayrı her şey batıl!

Ahmet Sarı'nın kim olduğuna dair kısa bilgilerden sonra kitap sizi ''Kuyuyusufkuyu'' adlı şiirler karşılıyor. Farklı yazım ve bazen de farklı aktarımlarla şiirler sizi öte diyarlara götürmekte adeta. Uzun uzun şiirler dizilip sizi sıkmıyor. Her biri kendince farklı, kendince özgün.

Kitaptan bazı şiirlerin kıssaları şunlardır;
Gırtlağımdaki Bıçak
Ben İsmail,
İbrahim bende bir karabasan.
gırtlağımdaki keskin bıçağını İbrahim'in
kurtuluşum olarak görüyorsam,
                                    işte gök,
gök dile gelir o zaman.
***

içimin zemini bazen kayar da
dibine düşerim içimin.
bazen bir iç-erozyon yaşar da
donmuş bir gök gibi gerinen benliğimin
                                                      eyvah,
çatırdadığını anlarım.

Görünmeyen Bilinmez

Metafizik temelli fantastik, bilim-kurgu romanı. Hayatın farklı açılardan gözlemlendiği, etraftaki cansız ve canlı varlıkların dilinden, deneyim ve gözlemlerinden üçüncü kişi anlatımıyla kaleme alınmış psikolojik, gerçekçi ve doğal bir bakış açısıyla fantastik, dinsel ve düşüncesel felsefi bir akım romanıdır. “Nesneler dile geliyor.” Hayatı nesnelerin ve bilinmeyen varlıkların gözlemleriyle inceleyin. “Hiçbir insan diğer insanların kendini nasıl gördüğünü asla göremeyecek ve anlayamayacak.” Görünmeyen görünenle görülmez; Görünmeyen görünene bürünmez, Bakmak ile görünmeyen bilinmez; Görünmeyen ile görünmeyen silinmez… 
Yüce yaratıcının yarattığı kâinattaki bütün mevcudatın bütünleşik halde isyanı sonucu patlak veren savaş ve sonrasında acı, hüsün ve kederin hâkim olduğu yeni bir dünya… Varlıkların efendisi Eşrefi Mahlûk’un Halifetullah kabulü ve Yaratıcı Halik’a bütün mevcudatın taleplerini arzı… 
Mishakal varlıkların kusursuzu Martin’in yaşam öyküsü ve ruh ikizinin acı kaderiyle yü…

Hermann Hesse - Siddhartha

Tarihe isimlerini altın harflerle kazımayı başaran büyük yazarların birçoğunun da eserlerinde ve yaşamlarında ele aldığı, romanlarına konu edindiği insanın bendini arayışı ve nefsiyle mücadelesini en belirgin ve akıcı bir dille ele alan yazarların başında nitekim Hermann Hesse gelmektedir. Siddhartha adlı romanda Budizm’in temel felsefesi ve insanın bendini arayışı en güzel biçimde anlaşılmaktadır. Siddhartha, Hermann Hesse’nin Buddha yani Siddhartha Gautama’nın hayatını konu alan, Budizm felsefesinin içrek yönlerini uzmanlıkla işleyen yazarın en ünlü eseridir. Romanın başkahramanı olan Siddhartha, arkadaşı Govinda’yla beraber Nirvana’ya ulaşmanın ve hakikati bulmanın gayretiyle yollara düşmüşlerdir. Bir prens olan Siddhartha’nın babasının yanından çekilip, ormanlara çekilmesi ve sürüp giden hayatının anlatıldığı roman Budizm felsefesiyle harmanlanmıştır. Okuru başkalaştıran, sorgulamaya ve arayışa yönelten eşsiz bir eserdir.

İki Cami Arasında Aşk

Tarihler 1500'lü yılları gösterir. Dönemin Osmanlı Hükümdarı Kanun-i Sultan Süleymandır. Günümüze kadar namı ve eserleri ulaşan bir mimarın hikayesidir anlatanlar. Eserlerini ve namını yücelten bir aşkın acısı ve ızdırabı söz konusudur. Bildiğimiz Mimar Sinan'ın aslında nasıl bir hayata ve özelliğe sahip olduğu, yaptığı eser ve başarılarında sultan kızına olan aşkının etkisi bu kitapta özel ve detaylı olarak ele alınmıştır. Üçüncü kişi gözünden ele alınan kitapta mihrimah sultanın görmezliği ve mimar Sinanın ona olan aşkı anlatılmaktadır. Akıcı ve yalın anlatımıyla okuru sürükleyici bir hikayenin, bir tarihin ortasına çekmektedir. Bildiklerinizi ve duyduklarınızı derinden sarsacak bir hikayenin kahramanlarını, cami ve külliye köşelerinde izlerken bulmanız doğaldır.


Firavunlar

Tarihin en köklü, en ihtişamlı ve kudretli medeniyetlerinden birisi olan eski mısıra doğru bir yolculuğa ilk adımlar atılıyor. Hz. Musa ile tanıdığımız, adını duyduğumuz Fravunların özellik, yapı ve yaşam biçimlerine dair bilimsel, efsanevi ve gizemlerle dolu bilgiler eşliğinde okuru eski mısıra doğru yolculuğa çıkarmayı gerçekten başaran bir kitap olma özelliğini taşıyor. Piramitlerin yapılışı, ilk kuruluşundan yıkılışına ve günümüze kadar uzanan fravunlar hakkında bilmek istediğiniz bir çok konunun ele alındığı kitap akıcı ve oldukça basit bir anlatımla kaleme alınmıştır.
Yazarı Bahadır İçel olan kitabın en önemli sahneleri ve özellikleri ise gizemler ve esrarengiz olaylar eşliğinde anlatım yapılmasıdır. Hz. Musa ve onun takipçisi olan israil oğulları, Kur'an da mısır kralı olduğu söylenen Hz. Yusuf'un firavun tarihinde farklı bir isimle adlandırıldığı ve çok tanrılı dinden bir anda tek tanrılı dine geçiş evreleri ve tarihe yön veren medeniyet. Bu bilgiler ışığında yolculuk…

Zeus

Günümüz dünyasında gerçek olmadığı kanaatine varılmış olan Mitolojik kavram ve görüşler günümüze kadar efsane ve söylentilerle ulaşmış durumda. En görkemli mitolojiye sahip olan Yunan mitolojisinin baş Tanrısı olan Zeus'a dair bir çok özellik ve bilgi bu kitapta özenle sunulmuştur. Zeus'un yaşamı, özellikleri ve yaptıklarına yer verilen kitap, akıcı ve oldukça da basit bir dille anlatılmıştır. Kitapta Turuva savaşı ve afrodit gibi bir çok tanrıçaya da yer verilmiş ve İlyada destanından da söz edilmiştir.